
Senin ‘toprak’tan anladığın, ‘vatan’dan, ‘vatanseverlik’ten anladığın, ‘Vatanseverliği ölçmek’ten anladığın, 7 yıllık iktidarında tek cümle:
Topraklarımızın altındaki ve üstündeki zenginlik kaynakları!
Bizim insanımız toprağına, sizin 7 yılda tadına doyamadığınız ticaret ve para için gözünü dikmedi.
Tarih boyu Peygamber ordularının ve Mücahid Mehmetçik Ordusu’nun ruhunu yerleştirdi.
Genetik tohumu, Peygamber Ocağı’nda filizlendi.
Senin gibiler de bizi hep “enayi” gördü.
Dediğin gibi, biz “ihale” nedir bilmeyiz.
Duydun mu AKP’li?
“Sınamak”tan bahsediyor.
Bu millet 7 senedir sizi sınıyor!
Hatırlıyor musun; birkaç vilayetin belediyesini kaybettin diye milletin karşısına beş karış suratla çıkmış, bunun bir “test” olduğunu söylemiştin.
Bundan millî iradenin ne dediğini çıkaracağına, iki gün sonra milleti azarladın.
Şu iktidar ne başdöndürücü, orada muktedir olmayınca!
İktidar olmayan hırçın ve azarcı olur.
AKP’nin karakteri budur.
% 47 ile tek parti oldun; millet, oyunu aldığında var, para-pul işine gelince yok!
Millî menfaat, halk vergi ödediğinde var, yabancıyla iş pişirince yok.
7 yıldır % 90’ı Amerika ve İsrail’den nefret eden milleti, dikte ile azarlıyorsun.
Bunu yaparken de, Domuzlar Diktatoryası BM’ye geçici üye olmakla övünüyorsun.
Akçeli işlerde aldığınız haz, halka dayılık taslamanın hazzını bastırmaya yetmiyor değil mi?
7 yıl…
Irak’ta soykırım, yağma ve tecavüzle dolu 6 yılın imzalı vesikasiyle birlikte, işte tablo!
Bu 7 yıl zarfında bebek katili Bush’un Amerika’sıyla seviştin.
Şimdi Obama’nın maskesini süslüyorsun.
Irak’a Batıcı yağmacı şirketleri sürerken, orası atamızın toprağı değil miydi?
Yetmedi; yağmalanan devletin kurumlarını da oradaki yağmada görmek istiyorsun.
Allah’ın, peygamberin, sahabenin, İslâm büyüklerinin mülküne “ilk bomba düşer düşmez paramızı alırız” diyen Dışişleri Bakanı’nla, bu toprakların tarihine geçtin…
Toprak mı dedin?
Mayınları temizleyerek yeni topraklar kazanacağız mı dedin?
Bu dediklerine kendin inanıyor musun?
“Tasarı, ülkemiz için en küçük bir güvenlik zafiyeti doğurmayacak”mış…
Ne güvenliği?
Güvenlik mi kaldı?
100’den fazla Amerikan-İsrail-NATO işgal ve terör üslerinin bulunduğu Anadolu topraklarının üzerinde mi söylüyorsun bunu?
Hangi yalanınıza ne kadar vade biçelim?
Hem “ne İsrail’i?” de… hem de öpüp başına koyduğun yahudiye göz kırpıp, “Biz, hiç kimsenin bu işe girmesinden rahatsız değiliz.” de...
Çıfıt senden emindir; bu lafı fazladan söyledin.
“Bu süreç, ak ile karanın bir kez daha deşifre edildiği süreç oldu.” diyorsun;
Bak bu doğru, sayın Başbakan…
“Millet iradesinin, milli egemenliğin, demokrasinin, bazı zihinlerde nasıl bir karşılık bulduğu, ne anlama geldiği ya da ne anlam bulduğu, bu süreçte bir kez daha ortaya çıkmıştır.”
Bu da doğru…
Yap-işlet-devret! Bu mu?
Devlet senin değil. Kime devrediyorsun?
Milletten ihaleyi istediğine vereceğinin de mi yetkisini almıştın?
“Allah yar ve yardımcınız olsun” diye dua ediyorsun.
Bu duanın önünde Amerika askerleri için yaptığın dua var; kimse amin demez.
Topraklarımızda AB uğruna kilise açılışlarında patlama yapmış 7 yıl…
Vatan mı dedin?
Peygamber şehirlerini İsrail’e vatan yapmak için yahudiyle buluşulan topraklar.
Memleketin çocukları “mayın eşeği” gibi birbirine kırdırıla kırdırıla bütün iş, sonunda iki hain Siyonist peşmergenin kendi hâline bırakılsa iki günlük ömrünün rahatı içinmiş…
İncirlik’in bombalarını Irak topraklarına göm, sonra dönüp bu topraklara gömülen bombaları yer altı-yerüstü kaynaklarının yağmasız için temizle…
Bu da “millî menfaat” oluyor.
Irak senden ne kadar ırak?
İşte bunu süreç gösteriyor, gösterecek.
Talabani-Barzani, Müslüman kanı damlayan elleriyle ilk vanayı açtı.
Bu yaygara ve acele ondan değil mi?
İran’ın, Amerika’nın, Batı’nın, Rusya’nın, Japonya’nın ve diğer yağmacıların arkasından, zaten geç kalan Nabucco’nun açığını kapatmanın acelesi bu değil mi?
Yağmacı liberal Çandar öyle demek istiyor.
Bir an önce Batı’ya zenginlik kaynaklarımız aksın…
Önce İzak çalışmayacak, Hasan çalışacak de, sonra da millete, “her gelen çalışamayacak” diye açıklama yap.
7 yıl Amerikan ve Batı terörü hariç her şeye terör ve terörist diyen AKP...
Irak sayelerinde bölündü. Orası vatan görülmedi, kaliteli petrole döşenecek hortumların kıvrılacağı düz bir satıhtı sadece.
Emperyalizmin mübaşirliği için ömrünü Batıcılığa peşkeş çekenlerin, pastadan pay almak için Irak’a gidiş-gelişlerini sayamadık.
Mayınlı arazi, Irak’ın kuzeyiyle İsrail arasında bir engel teşkil ediyor, “temizlik”in ne için olduğu yavaş yavaş netleşiyor.
Şiî hilâli, veya “bereketli hilâl” diyorlar buna…
Yahut, Hatay’da ilki gerçekleştirilen “İbrahimî Dinler Buluşması”nı, Haç-Davud yıldızı ve Hilâl’i üst üste koymak ihaneti deyin.
Hazret-i İbrahim’in, yahudiyi lanetleyen peygamberl Musa’nın atası, büyük peygamberin düşmanı Nemrud soyuna çok pahalıya mâl olan toprak.
Din, vatan, millet ve zenginlik kaynaklarıyla bütün bu topraklar, Haçlı-Siyonist işbirliğinin İslâm’a karşı cephe almak, mayının da altında saklı AB-D’nin muradı...
Sizi bir sınayan, sorgulayan, ölçen varsa o da bizim düşmanımızdır: Batı emperyalizmi!
“Kaybedilmiş toprakları kazanacağız” diyor ya, duyan da çarpışarak kazanacağını sanır.
Bizim kan dökmeden, uğruna ölmeden kazandığımız toprak olmadı ki!
Tarih düşmanları!
Vatanseverliğin ölçüsü, dost ve düşman kutuplarını işaretleyen yalınız ve sadece Müslümanlardadır.
Bu topraklara dininin adını veren Müslümanlarda.
Allah Müslümanları cihadla sınıyor; işbirlikçilerini de uğruna ölünen bu masum toprakların, İslâm olmazsa lanetli zenginlikleriyle!